ÖZGÜRLÜK ALKIŞI ve HÜKÜM KORKUSU

ÖZGÜRLÜK ALKIŞI ve HÜKÜM KORKUSU

Tarih:    10.02.2026
Zaman: 20:10

Son yıllarda bir kavram çok popüler: “tercih.”
Her şey tercih.
Hayat tarzı tercih.
Kimlik tercih.
Ahlak tercih.

Ve bu kelime öyle genişletildi ki, artık sorgulanamaz bir dokunulmazlık alanına dönüştü.

Ama aynı zemin, söz konusu İslam’ın bir hükmü olduğunda bir anda daralıyor.
Bir emir ya da yasak gündeme geldiğinde, aynı insanlar bu kez “çağ dışı”, “geri”, “ortaçağ kalıntısı” gibi etiketleri hızla yapıştırıyor.

Burada insanın zihnini kurcalayan şey şu:
Gerçekten mesele özgürlük mü?
Yoksa özgürlük, sadece işimize gelen taraf için mi geçerli?

Tutarlılık Meselesi

Özgürlük, eğer evrensel bir değer ise; seçici olamaz.
Ya her düşüncenin var olma hakkını kabul edersin ya da kendi doğrularını merkeze koyarsın.

Bugün bazı çevreler, sınırsız bireyselliği savunurken; inanç temelli bir yaşam biçimini küçümsemekte hiçbir sakınca görmüyor.
Bu bir çelişki değil mi?

İnsan istediği hayatı yaşayabilir.
Bu onun sorumluluğudur.
Ama bir başkasının inancını aşağılamak, onu “geri kalmış” ilan etmek; bu entelektüel cesaret değil, tahammülsüzlüktür.

İnanç Neden Rahatsız Ediyor?

İnanç, insanı sınırlayan değil; ona çerçeve çizen bir değerdir.
Her sınır baskı değildir.
Bazen sınırlar, insanı korur.

Bugün modern dünya, her kapıyı açmayı cesaret sayıyor.
Ama kapının nereye açtığını sormayı unutuyor.

İslam’ın hükümleri, sadece bireysel tercih değil; bir ahlak düzeni, bir toplumsal denge, bir sorumluluk bilinci inşa etmeyi amaçlar.
Bu düzeni eleştirebilirsin. Tartışabilirsin.
Ama onu küçümseyerek özgürlük savunuculuğu yapamazsın.

Savrulmak mı, Duruş mu?

Duruş; rüzgâra göre yön değiştirmek değildir.
Duruş; eleştirdiğin şeyle çelişmemektir.

Eğer her türlü sınırsızlığı “ilericilik” sayıp, bir inanç hükmünü “çağ dışı” ilan ediyorsan; bu bir fikir özgürlüğü değil, konforlu bir seçiciliktir.

Gerçek entelektüellik;
Beğenmediğin bir düşüncenin de var olma hakkını savunabilmektir.

Son Söz

Bu çağın en büyük krizi, bilgi eksikliği değil; tutarlılık eksikliği.

İnançlı bir insan, hükmünü savunur.
İnançsız bir insan, itiraz eder.
Bu doğal.

Ama bir tarafta sınırsız özgürlük alkışlanırken, diğer tarafta inanç aşağılanıyorsa; burada mesele fikir değil, tahammüldür.

Ve belki de asıl sorulması gereken soru şudur:

Özgürlüğü savunuyor muyuz,
Yoksa sadece hoşumuza giden özgürlükleri mi?

—Şahin Avcı ''Söz biter, Yankısı kalır.''

 

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ