FİTNE ENSE KÖKÜMÜZDEYKEN......

FİTNE ENSE KÖKÜMÜZDEYKEN......

Tarih:     08.02.2026
Zaman: 21:55

Öyle bir zamandan geçiyoruz ki…
Hata artık sadece hata değil; büyüyor, çoğalıyor, çarpılıyor.
Yanlış sadece yapanı değil, seyredeni de içine alıyor.

Evet, zor bir devirdeyiz. Gürültünün hakikatten daha hızlı yayıldığı, öfkenin hikmetten daha çok alkış aldığı bir çağdayız. Ve tam da bu yüzden, Müslümanların yanlışı sıfıra, hatayı minimize etme çabası lüks değil; zorunluluktur.

Çünkü fitne artık uzakta değil. Kapının önünde de değil. Ense kökümüzde. Nefesimiz kadar yakın.

Fitne Nedir?

Fitne, sadece kaos değildir.
Fitne, hak ile bâtılın yer değiştirmesidir.
Yanlışın doğru gibi, doğrunun aşırı gibi gösterilmesidir.

Tarihte bunun en çarpıcı örneklerinden biri, Hz. Osman döneminde yaşanan karışıklıklardır. Bir avuç dedikodu, bir grup provokasyon, koca bir ümmeti sarsmaya yetmişti.

Yine Hz. Ali döneminde yaşanan Cemel ve Sıffin hadiseleri… Müminlerin kalplerini yakan, kardeşin kardeşe karşı geldiği o imtihanlar… Fitne, en güçlü neslin bile dengesini zorlayabiliyorsa; bizim daha dikkatli olmamız gerekmez mi?

Hata Küçük Değil Artık

Eskiden bir yanlış bir mahallede kalırdı.
Şimdi bir yanlış, saniyeler içinde dünyaya yayılıyor.

Bir söz, bir paylaşım, bir öfke anı…
Ve ardından geri dönüşü zor bir kırılma.

Bu yüzden Müslüman için ölçü artık daha hassas olmalı.
Sadece “günah mı değil mi?” diye sormak yetmez.
“Bu kalpleri kırar mı?”
“Bu ayrışmayı büyütür mü?”
“Bu Allah’ın rızasına yaklaştırır mı, uzaklaştırır mı?” diye de sormalıyız.

Asıl Cihad Nerede?

Bugün en büyük mücadele;
parmak ucunda yazılan kelimede,
dilde dökülen cümlede,
kalpte büyüyen kibirde.

Resûlullah’ın hayatı bize bunun en berrak örneğini sunar. Hz. Muhammed, Mekke’de hakarete uğradığında öfkeyle değil, vakar ile karşılık verdi. Taif’te taşlandığında beddua etmek yerine hidayet diledi.

Bu, zayıflık değildi.
Bu, hatayı minimize etmenin en güçlü yoluydu.

Yanlışı Sıfırlamak Ne Demek?

Bu; kusursuz olmak demek değil.
Bu; kusurla barışmamak demek.
    •    Bilmeden konuşmamaya niyet etmek.
    •    Bilgiyi teyitsiz paylaşmamaya söz vermek.
    •    Kardeşinin hatasını ifşa etmek yerine ıslah etmeyi seçmek.
    •    Öfkeyi değil, adaleti büyütmek.

Fitne büyürken en büyük direniş; sükûnettir.
En büyük güç; istikamettir.
En büyük devrim; nefsi terbiye etmektir.

Belki dünyayı değiştiremeyiz.
Ama evimizi değiştirebiliriz.
Dilimizin tonunu, kalbimizin yönünü, niyetimizin pusulasını düzeltebiliriz.

Çünkü fitne ense kökümüze kadar geldiyse;
biz de takvayı kalbimizin tam ortasına yerleştirmeliyiz.

Ve belki de bugün en çok şu duaya sarılmalıyız:

“Allah’ım, bizi doğru bildiğimiz yanlışlardan da koru.”

Hata sıfırlanır mı bilinmez…
Ama niyet saflaşırsa, yol berraklaşır.
Ve bazen bir kişinin istikameti, bir çağın karanlığını deler.

—Şahin Avcı ''Söz biter, Yankısı kalır.''

 

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ