Burası Müslüman Türkiye: Allah’ın Adı Anılacak . Laiklikle Kavga Etmeden, İnançla Dik Durmak
Tarih: 25.02.2026
Zaman: 10:45
“Burası Müslüman Türkiye: Allah’ın Adı Anılacak” — Laiklikle Kavga Etmeden, İnançla Dik Durmak
“Burası Müslüman Türkiye, Allah’ın adı anılacak” cümlesi bazen bir öfkenin, bazen bir aidiyetin, bazen de bir hatırlatmanın ifadesi oluyor. Kimi bunu bir çağrı gibi duyuyor: “Kimliğimizi unutmayalım.” Kimi ise bir dayatma gibi algılıyor: “Ya ben?” İşte tam da bu noktada konu laiklik kelimesine gelip dayanıyor.
Ama mesele şu: İnançla laikliği kavga ettirmeden de konuşabiliriz. Hem Allah’ın adını anmak, hem de kimsenin hayatına zorla yön vermemek mümkündür.
Allah’ın adını anmak ne demektir?
Allah’ın adını anmak; sadece yüksek sesle “Allah” demek değildir.
• Adalet deyince Allah’ı hatırlamaktır.
• Kul hakkı deyince titremektir.
• Yetimin gözyaşını görünce durabilmektir.
• Emanete hıyanet etmemektir.
• Komşusu açken tok yatmamaktır.
Yani Allah’ın adını anmak; bir “slogan”dan çok, bir “ahlak” meselesidir. Dilimizde kaldığı kadar, vicdanımızda da yer etmeli.
Peki laiklik bunun neresinde?
Laiklik, en basit hâliyle devletin din karşısında taraf olmaması demektir. Ne bir dini zorla dayatması, ne de dini hayatın dışına itmesi… Aslında doğru anlaşıldığında laiklik, inananı da inanmayanı da koruyan bir zemindir.
• Müslüman, inancını özgürce yaşamak ister.
• Başkası da inançsız veya farklı bir inançta olabilir.
• Devlet, hakem gibi durursa; kimse kimseye üstünlük taslayamaz.
Laiklik, “Allah’ın adını anmayın” demek değildir. Laiklik; “Devlet, vatandaşına ‘şunu diyeceksin, bunu demeyeceksin’ diye baskı kurmasın” demektir. İnancı yasaklamak da baskıdır, inancı zorlamak da.
“Burası Müslüman Türkiye” derken neyi kast ediyoruz?
Türkiye’nin çoğunluğu Müslümandır; bu bir gerçek. Kültürümüzde ezan var, dua var, cami var, Ramazan var. Bunlar bu toprakların hafızasıdır. “Allah’ın adı anılacak” diyenlerin çoğu aslında şunu söylüyor:
“Bu kimlik küçümsenmesin, inancımızla alay edilmesin, değerlerimiz aşağılanmasın.”
Bu talep anlaşılır ve insani bir taleptir.
Ama dikkat: Aynı cümle bazen yanlış yere çekilebiliyor. Eğer bu söz, “Ben çoğunluğum; o hâlde herkes benim gibi yaşasın” anlamına gelirse; orada adalet yara alır. İslam’ın ruhu da bunu onaylamaz. Çünkü iman; zorla değil, iradeyle kıymetlidir.
İnanç, nezaketle büyür; bağırarak değil
Allah’ın adını anmak istiyorsak; bunu en çok şu üç yerde göstermeliyiz:
1. Dilimizde: Küfürle, hakaretle değil; dua ile, güzel sözle.
2. Elimizde: Hileyle değil; helal kazançla, emekle.
3. Tavrımızda: Ayrıştırarak değil; merhametle ve adaletle.
Birine “Burası Müslüman Türkiye” diye çıkışmak kolaydır. Zor olan; Müslümanlığın hakkını verip insanı incitmemektir. Çünkü Allah’ın adı, en çok kalp kırmayanın dilinde güzeldir.
Son söz
Evet, burası Müslüman Türkiye. Allah’ın adı anılacak.
Ama Allah’ın adı anılırken kulun onuru çiğnenmeyecek.
İnancımız yaşanırken başkasına zorbalık yapılmayacak.
Laiklik doğru anlaşıldığında; bu topraklarda hem ezan özgür olur, hem vicdan…
Allah’ın adı; kavga sebebi değil, adaletin ve merhametin hatırlatıcısı olsun.
—Şahin Avcı "Söz biter, Yankısı Kalır"
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...